Çocuklu Hayat

Çocuklu Hayat

18 Mayıs 2017 Perşembe

Toprak Ana - Cengiz AYTMATOV

Yıllar yıllar olmuş Aytmatov okumayalı. Neden bu kadar arayı açtığımı da bilmiyorum. En son üniversitedeyken ders kitabı olarak "Cengiz Han'a Küsen Bulut"u okumuştum. Hele bir sorun nasıldı? Hiç bişey hatırlamıyorum. Yazık ya benim lise ve üniversite yıllarımda okuduğum kitaplara. Resmen kısa belleğe atmışım ve hafızama reset atmışım. Sıfır... Ama illa ki okuduğumuz kitaplar hakkında bişeyler hatırlayacağız diye bir kural yok. Kitapları da besin gibi düşünürsek, onlar bizim hem bakış açımızı, hem kelime dağarcığımızı, hem de dünya görüşümüzü geliştirip değiştirir. Hatırlayamadıklarım için de bu şekilde avutayım kendimi ;) Neyse esas kitabımıza gelecek olursak...

Bozkır'ın ortasında bir kırgız köyünde geçen hikaye, Kırgız edebiyatının önemli yazarlarından Cengiz Aytmatov tarafından kaleme alınmış. İkinci dünya savaşının etkilerini konu edinen, topraktan alınan verimin berekete dönüşümünün ustalıkla işlendiği hüzünlü bir hikaye. Tolganay'ın ağzından anlatılan hikaye bir yandan tarımı, toprağın verimini, bereketi ve kıtlığı anlatırken, diğer yandan aşktan bahsediyor sonra birden evlada duyulan hasretle yoğuruyor duygularımızı. Tolganay, eşi ve üç oğluyla birlikte verimli arazileri ekip, geçimini bu arazilerden sağlayarak, huzurlu bir yaşam sürer. Ta ki savaş başlayıp evinin erkekleri birer birer savaşa çağrılıncaya kadar. Evin bütün erkeklerinin savaşa gitmesiyle birlikte köyün tüm sorumluluğunu alır ve ekip sökme işlerinde başa geçirilir. Oğlunun emaneti gelini ile birlikte zorlu yaşam şartlarında tüm köyde ellerinde tohumluk kalmayıncaya kadar tarlaları ekmeye devam ederler. Bir yandan savaşta verilen kayıplar diğer taraftan kıtlık, açlıktan gözünün feri kaçmış çocuklar... 

Savaşta verilen kayıplar, yaşanılan keder öyle güzel tasvirlenmiş ki acıyı bizzat yüreğinizde yaşıyorsunuz. Kitabı okurken, buğday tarlalarında yürüyüp, köyün tavukları arasında dolaşıp, geçen trenlerin tekerleklerinin raylara vurduğu sesleri duyabilirsiniz. İnsanların tarlaların başından birbirlerine seslenirken bağırmaları kulağınıza çalınıyor adeta... Savaşın insanlar üzerindeki o trajediye dönüşen acımasız yanlarını çok iyi gösterip, hissettiriyor. Hikayenin içine sizi öyle bir çekiyor ki, Tolgonay ananın kapı komşusu hatta köşe başında oturan bir köy ahalisi oluveriyorsunuz :) Yazar herşeyi o kadar bizden biri gibi anlatmış ki sayfalarına misafir olduğunuz bu kitapta kendinizi ev sahibi gibi hissedeceksiniz... Ben severim hüznü diyorsanız tam da size göre okuduğunuza pişman olmayacağınız değerli bir eser. Son olarak kitaptan alıntı bir cümle ile sonlandırayım.

"İyilik yola düşen, yoldan toplanan bir şey değildir. Tesadüfen ele geçen bir şey değildir. 
İnsan iyiliği ancak başka bir insandan öğrenir."

7 yorum:

  1. Yıllar önce okumuştum bu kitabı.Cengiz Aytmatov'u severim.Tekrar okusamı diye düşündüm şimdi.Emeğinize sağlık.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok tekrar okumayın bence piyasada o kadar çok kitap varken tekrarlamak çok iyi bir tercih gibi değil sanki 😉

      Sil
  2. Ben yazarın Beyaz Gemi adlı kitabını okumuştum bir tek. Çok da etkilenmiştim. Uzun zaman oldu ama bir kitabını daha okusam iyi olur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyaz Gemi'yi okuyup okumadığımı hatırlayamadım şimdi iyi mi? :)

      Sil
  3. Bu kitabı ortaokulda okudum diye hatırlıyorum sınıf kitaplığından hayal meyal emin olmamakla beraber ama hatırladıklarım anlattıklarınla uyuşuyor :). Aklımda kalması da hüznü ve acısından herhalde zor gelmişti, hala okusam zor gelir cesaret edemem herhalde bir daha okumaya :(. Yine de yazarı okumak lazım, sen de çok güzel anlatmışsın :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim dilimin döndüğü kalemim el verdiğince yazmaya çalıştım :)

      Sil
  4. Yazarın hiç bir kitabını okumadım.Bu kitabı not aldım şimdi.

    YanıtlaSil

Okuduysanız ve yorum bırakırsanız sevinirim :)