Çocuklu Hayat

Çocuklu Hayat

6 Eylül 2017 Çarşamba

Yaz Tatili de Uçtu Gitti Ellerimizden...

Herkese merhabalar,
Efendim yazıma kısa bir serzenişle başlamazsan valla hatrım kalır yok hatrım değil bildiğin içimde kalır ee benim içimde dert olacağına varsın onlara olumsuz reklam yapayım :D Tatil bitti, bayram bitti ben de bittim dermişim yok şaka şaka henüz işe dönemedim diyecektim ;-) sağolsun kreş yöneticileri kafalarına göre okulu kapatıp tatil yaptıkları için biz çalışan anneleri pek düşünmemişler. Pat bi mesaj bayram sonu kapalıyız oldu canım herkes size göre ayarlasın kendini. Mecburen onlara göre ayarladık tabi kendimizi anlayacağınız zaten minnacık kalan yıllık iznimin birazını da bu hafta kullanıyorum. Ne yapalım iki afacanla evde olmak da güzelmiş ;-)
Sonunda biz de denizli havuzlu tatilimizi yaptık muradımıza erdik. Bu yıl diğer yıllara göre bir tık daha rahattık. Onur'un krizleri biraz daha azaldığından daha laftan sözden anlar hale geldiğinden bize pek zararı olmadı. Havuzdan hiç çıkmadı, balık gibi sürekli yüzdü. Zaman zaman da mini clupte vakit geçirdi. Görkem de kaydıraklı havuzda yüzdü hep çok çabuk kaynaşıp arkadaş buldu. Onlarla oynamaktan gündüzleri bizim yanımıza çok az geldi. Ben de bol bol kitap okudum. Allah'ım ne büyük saadet!!! :D (maşallah diyelim nazar değmesin)
Ben çok gözlem yaparım özellikle anne-baba-çocuk ilişkilerini şunu bir kez daha teyit ettim. ''Bir çocuğa kardeş şart!'' tatil boyunca gerek yüzerken gerekse yemeklerde annelerin çocuklarına davranışlarından bile belli oluyor tek çocuk oldukları. Aman çocuğum dur sütünü getireyim bekle çocuğum tostunu yapıyım yahu bıraksana kadın çocuk ben kadar var fiziki olarak yani. Bırak kendi kahvaltısını kendisi alsın ki kolaylıkla alabilir buna müsait yani ortam. Bu kadar korumacı olmak üzerine titremek esasında çocuklara zarar veriyor. Onlara hayatı yanlış tanıtıyor. Hayat her zaman armut piş ağzıma düş tarzında olmayacak ve bunu daha küçükken öğrenmeye başlarlar yani kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için yüreklendirirsek esas işte o zaman onlara yardımcı olmuş oluruz. Her yiğidin yoğurt yemesi farklı olur derler ya işte annelik de öyle herkes karakterine göre çocuk yetiştiriyor. Lakin genel geçer kurallar var. Hiç kimse bu kadar korumacı olma bu kadar yapma demiyor bu tür annelere zihnim almıyor açıkçası. 

Hayat o kadar acımasız ki prens/prensesler gibi yaşarken bir bakmışsınız anne-babanızı kaybetmişsiniz ve hayatınız tepe taklak olmuş. Duam şudur ki Allah kimsenin evladını hiç kimseye bırakmasın. Her ana - baba evladını kendisi büyütsün... Çok zor çok :-( Çevremizden sürekli duyuyoruz acı haberler alıyoruz. Trafik kazaları oluyor geri de minicik evlatlar kalıyor. Yüreğim dayanmıyor. Bahse konu evlatsa, annelikse dayanmıyor yürek... Allah acılarını göstermesin. Neyse konudan konuya atladık işte böyle eylül ayını getirdik ve koskoca bir yazı bitirdik... 
Madem kızıldereli olduk. Yazıma bir kızıldereli atasözüyle son vereyim ;-)
''Yeryüzü bize atalarımızdan miras kalmadı, onu çocuklarımızdan ödünç aldık...''

6 yorum:

  1. Her güzel şeyin bir sonu var :) Tatiller de bunlardan biri sanırım.

    YanıtlaSil
  2. Dileklerinize katılıyorum. Çocukların kendi ailelerinde iyi yetişmeleri çok önemli. Yaz bitiyor bir dahakine ne kadar kaldı:)

    YanıtlaSil
  3. Ah o tatilde kitap okumaya yeniden başlamanın keyfiii :)

    YanıtlaSil
  4. Kış gelsin, gelsin ki yazın kıymeti olsun dimi ama :) haklı serzeniş eyvallah ama bardağın dolu tarafı diyorum daha da bişe demiyorum :)

    YanıtlaSil
  5. oh oh işte tatil iyimiş yaaa :) gelecek yaza bişi kalmadıııı :)

    YanıtlaSil
  6. Amin amin...Allah evlatlarınla nice güzel tatiller nasip etsin ülkücüm :)

    YanıtlaSil

Okuduysanız ve yorum bırakırsanız sevinirim :)