Çocuklu Hayat

Çocuklu Hayat
şehitler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şehitler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Bir Darbe Girişiminin Ardından...

Cuma gecesi çocukları uyuturken, eşim darbe oldu deyince ilk önce şaka olduğunu düşündüm. Hangi devirdeydik ne darbesiydi? İlk etapta inanmadım yerimden kalkmadım bile. Sonra televizyonun sesi yükseldi. İnanmak istemesem de darbe girişimi vardı. Sinirlerim bozuldu, ağlamaya başladım. Aklımdan hiç bişey geçiremedim, düşüncesizliği yaşadım adeta. Sonrasında ilk aklına gelen çocukları oluyor insanın. O kadar masum uyuyorlardı ki hiç bişeyden habersiz yine göz yaşlarıma engel olamadım. O gece her Türk vatandaşı gibi gözümüz televizyonda kulağımız dışarıdaki ezan, sela ve Allah-u Ekber seslerindeydi. Çaresizliği hiç bu kadar yakınımda hissetmemiştim. 

Ertesi gün yine akşama kadar haberleri izledim. Sosyal medyadan olan biteni takip ettim. Tüm olanlar yüreğimi param parça etti. Ülkemin düştüğü duruma, giden canlara, yaralılara, babası vatan haini olarak anılacak çocuklara ve bundan sonraki hayatlarına vatan hainin ailesi gözüyle bakılacak eşlere, analara, babalara, elleri kınalı 20 yaşındaki erlere üzüldüm.
Hepiniz izlemişsinizdir erlerin görüntülerini, "tatbikat var dediler, silahlarınızı alın, kamufulajlarınızı giyin" dediler giydik geldik diyordu. Kanunsuz emri uyguladıkları için suçlu buluyordu herkes. Peki hangi er komutanının verdiği emri sorgular? Hangi mehmete kanunsuz emre uymamanın bilgisi verilmişti? İçimi parçaladı mehmetlerin bu fotoğrafları. Daha geçenlerde şehitler ölmez diyorduk. Şimdi onları biz mi öldüreceğiz? Vatanı satmanın cezası neyse tüm rütbeli askerlere verilsin. Ama bu şaşkın suratla neler olduğunu anlamaya çalışan mehmedime onlara biçilen ceza verilmesin. Neden rütbeliler konuşamıyor neden biz satmadık diyemiyor çünkü yaptılar onlar hiç acımadan bu vatanı sattılar. Silahsız sivil halkı taradılar. Tanklarla insanları ortadan ikiye böldüler. Gözlerini kan bürümüş bunların? 
Bu darbe girişimine başka bir pencereden bakacak olursak, demek ki birlik beraberlik olmak bu kadar da zor değilmiş. Türkün, kürdün, alevinin, dadaşın, çerkezin, sağın, solun nasıl birleşebileceğini birleşince de nasıl bir güç doğacağını göstermiş olduk. Keşke Türkiye tarihine kara bir leke olarak kazınacak olan bu günü yaşamadan bunu gösterebilme fırsatımız olsaydı. Hayat bizler için kaldığı yerden aynı hızla devam ediyor. Ama hayatları acılar bezenmiş insanları düşünmeden de edemiyorum.Kısacası üzgünüm çok üzgünüm...
Bu darbe girişiminde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet yakınlarına da sabırlar diliyorum. Allah bize bir daha böyle kötü günler yaşatmasın. Evlatlarımıza daha aydınlık bir gelecek bırakabilmek umuduyla, umut dolu yarınlar hayal ediyorum. 

Allah'a emanet olun... 
Devamını Oku »

14 Temmuz 2016 Perşembe

Şehitler ve Gaziler Müzesi


Bayram tatilinde öyle park bahçe gezerken yeni açılmış şehitler ve gaziler müzesi dikkatimi çekti. Aaa hadi girelim bi bakalım ne varmış dedim. Belediyenin açtığı 2 odadan oluşan küçük bir müze. İlk odada gazilerin çerçeveli resimleri var. Acaba gazilerin anılarının da yazıldığı bir köşe hazırlanabilirmiydi? Bence çok da hoş olurdu. Fotoğraflarının altında hangi savaşta gazilik ünvanını aldığı yazıyor sadece.
     
Düşünsenize bu sadece bir ilçenin Çanakkale şehitlerinin isimleri. Hep diyoruz ya bu vatan kolay kazanılmadı diye, onu hatırlamak için bile bu müzeye uğramak da fayda var. Ne yoksulluk, ne açlık yıldırmadı Türk askerini, kanlarıyla yıkadılar Çanakkale'yi. Kolay kazanılmadı bu vatan, 
bedelini canlarıyla ödedi yiğitler...
    
Az da olsa eski savaş fotoğrafları var. O zaman koşullarını bir nebzede olsa anlayabiliriz belki. Kıymetini bilmek lazım toprağımızın her bir parçasının....

Kadın erkek demeden tüyü bitmemiş yetimlerin eli silah tutan herkesin düşmanı püskürttüğü bu toprakları almayı kolay sanıyor bazıları. Güçleri yeter mi sandılar...

Diğer odada hem şehitlerin çerçeveli fotoğrafları hem de eşyaları sergileniyor. İçim cııızz etti çocuk eli çizilmiş asker mektubunu görünce. Hepimiz biliyoruz kundaktaki bebeğini bile görmeden şehit olan ana kuzularını, ama eski fotoğraflarını, ceplerinden çıkan mektuplarını, kişisel eşyalarını görmek derinden yaraladı bizi. Gözlerim dolu dolu oldu okuyamadım çoğu mektubu. Amcasına elini çizip göndermiş yiğeni, bak amcası bu kadar büyüdü yiğenin diyor mektupta :(

Formaları, künyeleri, asker mektupları, hasret kokan sözcükleri kalmış geriye. Üstün hizmet belgeleri, atış talimlerinde birincilik belgeleri, ceplerindeki üç beş kuruşları...

Her gün aldığımız şehit haberleriyle yüreğimiz kanıyor, ama ateş en çok da düştüğü yeri yakıyor. Analar, babalar, kardeşler, yetim kalmış evlatlar, yarine doyamamış eşler hakkınızı helal edin bize. Bizler bu vatana canlarını veren insanlar sayesinde güven içinde yaşayabiliyoruz.
Boğazıma düğümlenen o duygunun adı neydi biliyormusunuz? Şu an ülkemin içinde bulunduğu kaos, hergün almaya alıştırıldığımız şehit haberleri, şehrin göbeğinde patlayan bombalar...
Siz rahat uyuyun şehidim diyemedim. Biz çok rahatız diyemedim. Diken üstündeyiz hiç diyemedim. 
Hakkınızı helal edin diyerek çıkabildim... 
Tüm şehitlerimize bir Fatiha okuyup ruhlarına hediye edelim lütfen...

"Ne Mutlu Türküm Diyene"
Devamını Oku »