Çocuklu Hayat

Çocuklu Hayat
ereğli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ereğli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2016 Perşembe

Şehitler ve Gaziler Müzesi


Bayram tatilinde öyle park bahçe gezerken yeni açılmış şehitler ve gaziler müzesi dikkatimi çekti. Aaa hadi girelim bi bakalım ne varmış dedim. Belediyenin açtığı 2 odadan oluşan küçük bir müze. İlk odada gazilerin çerçeveli resimleri var. Acaba gazilerin anılarının da yazıldığı bir köşe hazırlanabilirmiydi? Bence çok da hoş olurdu. Fotoğraflarının altında hangi savaşta gazilik ünvanını aldığı yazıyor sadece.
     
Düşünsenize bu sadece bir ilçenin Çanakkale şehitlerinin isimleri. Hep diyoruz ya bu vatan kolay kazanılmadı diye, onu hatırlamak için bile bu müzeye uğramak da fayda var. Ne yoksulluk, ne açlık yıldırmadı Türk askerini, kanlarıyla yıkadılar Çanakkale'yi. Kolay kazanılmadı bu vatan, 
bedelini canlarıyla ödedi yiğitler...
    
Az da olsa eski savaş fotoğrafları var. O zaman koşullarını bir nebzede olsa anlayabiliriz belki. Kıymetini bilmek lazım toprağımızın her bir parçasının....

Kadın erkek demeden tüyü bitmemiş yetimlerin eli silah tutan herkesin düşmanı püskürttüğü bu toprakları almayı kolay sanıyor bazıları. Güçleri yeter mi sandılar...

Diğer odada hem şehitlerin çerçeveli fotoğrafları hem de eşyaları sergileniyor. İçim cııızz etti çocuk eli çizilmiş asker mektubunu görünce. Hepimiz biliyoruz kundaktaki bebeğini bile görmeden şehit olan ana kuzularını, ama eski fotoğraflarını, ceplerinden çıkan mektuplarını, kişisel eşyalarını görmek derinden yaraladı bizi. Gözlerim dolu dolu oldu okuyamadım çoğu mektubu. Amcasına elini çizip göndermiş yiğeni, bak amcası bu kadar büyüdü yiğenin diyor mektupta :(

Formaları, künyeleri, asker mektupları, hasret kokan sözcükleri kalmış geriye. Üstün hizmet belgeleri, atış talimlerinde birincilik belgeleri, ceplerindeki üç beş kuruşları...

Her gün aldığımız şehit haberleriyle yüreğimiz kanıyor, ama ateş en çok da düştüğü yeri yakıyor. Analar, babalar, kardeşler, yetim kalmış evlatlar, yarine doyamamış eşler hakkınızı helal edin bize. Bizler bu vatana canlarını veren insanlar sayesinde güven içinde yaşayabiliyoruz.
Boğazıma düğümlenen o duygunun adı neydi biliyormusunuz? Şu an ülkemin içinde bulunduğu kaos, hergün almaya alıştırıldığımız şehit haberleri, şehrin göbeğinde patlayan bombalar...
Siz rahat uyuyun şehidim diyemedim. Biz çok rahatız diyemedim. Diken üstündeyiz hiç diyemedim. 
Hakkınızı helal edin diyerek çıkabildim... 
Tüm şehitlerimize bir Fatiha okuyup ruhlarına hediye edelim lütfen...

"Ne Mutlu Türküm Diyene"
Devamını Oku »

13 Temmuz 2016 Çarşamba

Bir Bayram Tatili Yazısı da Benden Olsun

3 yıl önce / 3 yıl sonra yine bir bayramda aynı yerde :)
Efenim nerdeyse 15 gün olmuş görüşmeyeli. Bayram tatili hepimize iyi geldi sanırım. Ne iyi oldu bol bol kitap okuyup, dinlendim. Keşke bütün milli, dini artık ne kadar bayram varsa hepsinin tatili böyle uzun olsa. Daha az çalışıp daha çok gezsek hayat daha güzel olmaz mı? İnsanlar daha mutlu ve pozitif olmaz mı? 









Bayramda eşimin memleketindeydik. Bir elin parmağını geçmeyecek kadar olan akrabaları gezdikten sonra kendimizi parklara, bahçelere vurduk :) Gezme olur da fotoğraf olmaz mı? Bol bol fotoğraf çektik. Sıcaklığın fazla olduğu saatlerde gölgeden başımızı dahi çıkarmadık. En son ne zaman bu şekilde yata yata bi tatil yaptığımı hatırlamadığıma göre epey olmuş tatillerin hakkını vermeyeli ;)
     
Burası Ereğli/Konya'da bulunan İvriz Çayı. Aslında çok güzel bir yer çelik gibi suyu, yüksek olduğu için de tertemiz havası var-mışş eskiden yani. Böyle turistik bi yerde mangal yakılmasına izin verilmesini esefle kınadım. İğne atsan yere düşmeyecek kadar çok kalabalıktı. Yazık ama yaa dumandan göz gözü görmüyordu. Karbonmonoksit gazından zehirlenicem sandım bi ara. 
     
Bu da eşekle de çekeyim çocum seni pozu : )
Yukarıdaki güzelim manzaranın nasıl duman içerisinde olduğu çok net görülüyor zaten.

      

Efenim şu iki yakışıklının arkasında duran da "İvriz Kaya Kabartması". Hitit Krallık çağı (M.Ö. 1180-700) dönemi kabartması olan anıt İvriz Çayı'nın kenarında bulunan bir kaya kütlesinin ön yüzüne M.Ö. 800 yıllarında Tuwana krallarından Warpalavas tarafından yaptırılmış. Aramileşmiş Geç Hitit sanatının en önemli yapıtlarından olan anıt 4.20x4.20 ölçülerinde olup, aynı zamanda Arami, Asur ve Frig etkilerinin görüldüğü Tuwana Krallığı'ndan günümüze gelebilmiş önemli bir eser. 
Anıtta, Fırtına Tanrısı Tarhundas ile bölgenin kralı Warpalavas tasvir edilmiş. Krala göre daha büyük ölçülerde tasvir edilen Tarhundas, ellerinde başaklar ve üzüm salkımı tutmakta, böylece Tarhundas'ın aynı zamanda bolluk ve bereket tanrısı olduğu da anlaşılmaktadır. Tanrının karşısındaki kral ise daha küçük ve dua eder durumda tasvir edilmiş. 

Kabartmada, "Ben hakim ve kahraman Tuwana kralı Warpalavas. Sarayda bir prensken, bu asmaları diktim. Tanrı Tarhundas onlara bereket ve bolluk versin" cümleleri yer almaktadır.
Bir de şehitler ve gaziler müzesini gezdik. Konu çok uzayıp, başka duygulara yerini bırakacağından onunla ilgili yazıyı başka bir güne erteliyorum.
Yüreğinizin hep sevgi ve kardeşlik duygularıyla beslenmesi dileğimle hoşçakalın... 
Devamını Oku »