Çocuklu Hayat

Çocuklu Hayat
Okullar açıldı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okullar açıldı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2016 Perşembe

Hayat Telaşesi İçinde Küçük Bir İç Dökme

Kapalı bir günden herkese merhaba.....

Okulların açılmasıyla daha da hareketlenen sabah evden çıkma şenliklerine hoşgeldiniz efenim :) 
Yaz boyu zaten her ikisi de aynı yaz okulunda olduğu için giderken çok sorun yaşamamıştık. Ne olduysa bu hafta Görkem'in kendi okuluna gitmesiyle oldu. 3,5 yaşında olan bir çocuğu 3 yaş mı yoksa 4 yaş sendromuna mı dahil ederiz bilemedim. Huysuzlukta son noktadayız bir tek onu biliyorum!

Çok eskilere gitmeden dün sabahtan başlayacak olursak kapris+sendromlara önce çantasına evdeki hamuru koymak istedi okulda yok diye. Ardından boya kalemlerini koymak istedi. Okulda hamur da var boya da diyorum. Yok okuldaki boyalar bozuk diye evdekileri götürdü. Artık boya nasıl bozuk oluyorsa :)) Görkem şort giymiş bende giyeceğim diye tam kapıdan çıkmak üzereyken sorun çıkarmasa şaşıracaktım gerçekten kelimelerin kifayetsiz sabrın sınırsız olmak zorunda olduğu bu durumdan sıyrılmak için ben dahil tüm annelere güç ver Allah'ım.... 

Bu sabah herşey yolunda evden çıktık (evden çıkma safhasına gelebilmek bile sevindirici bi aşama tabi) asansördeyiz. Görkem'in tişörtünü gördü bende ondan giyecektim e sen onu dün giymiştin kirletmişsin okulda diyorum yok laftan anlamıyor. Karga tulumba tıktık bunu arabaya  çocuk kilidini icat edenden Allah razı olsun :)

Görkem'i okuluna bıraktık. Tam tişört olayını unutup susmuştu ki bu seferde bende onun okuluna gideceğim diye bağırarak ağlamaya başladı. Ağlaya ağlaya zaten kısa mesafede olan okula vardık. Sağolsun imdadımıza öğretmeni yetişti ama yine kucaklayarak bağıra çağıra bırakmak zorunda kaldık okula :(  E be çocuğum bu kaprisler bir an önce bitse de normal insanlar gibi biz de işimize gelsek olmaz mı? 

Aslında bir aşama katettik gibi görünüyor. Önceden yok yere kendi ile ilgili bi sorun çıkarıyordu. Şimdi Görkem ile kendini kıyaslıyor :)) aman ne aşamaa... Bir çocuğun kardeşinin olması güzel olduğu kadar zor da... Hele aynı cinsiyetten iki çocuk olunca birbirlerini rakip hissediyorlar bunu dezavantaj olarak değerlendirecek olursak, birlikte keyifle oyun kurup ortak şeylerden hoşlanmalarını da avantaj olarak değerlendirebiliriz.  Böyle böyle onlar büyüyecek hayat hepimiz için akıp gidecek, ve bizler de yaşlanacağız... 

Aynı duyguları paylaşan tüm anne-babalara çokça sabır dilerken, sağlıklı evlatlar verdiği için Allah'a da binlerce kez şükrediyorum. 

Çok şükür bin şükür.... 
Devamını Oku »

6 Ekim 2015 Salı

BUGÜNLERDE BİZ...



Okulların açılmasıyla zaten temposu az olan hayatımıza biraz daha tempo kattık. Sabahları 6 buçukta kargalarla randevusu olan Onur'la birlikte mecburen uyanıyoruz. "Kalanlık, Omu kokuoo" diye beni de zorla yataktan kaldırıyor. Rüyamızda gördüğümüz oyuncaklarla başlıyoruz oynamaya :) 

Bir yandan kahvaltı hazırlarken bir yandan da Görkem'i uyandırmaya çabalıyorum. Erken yatmasına rağmen sabahları kalkması 10 dakikayı buluyor. Diğer yandan Onur'un hergün farklı nedenlere bağladığı asabiyetiyle uğraşırken saat nasıl 8 oluyor anlamıyorum. Bakıcımız geliyor. Yedireceklerini, içireceklerini, okuldan gelince Görkem'in yapacaklarını anlatıyorum. Görkem bakıcının sözünü hiç dinlemiyor. Ya da o dinlettiremiyor mu desek acaba? Neyse o konulara hiç girmeyelim. Kahvaltı hazırlıyorum birinin suyu diğerinin kaprisi derken kahvaltımı yapmadan üstümü nasıl giyinip de evden çıkıyorum anlamıyorum. Eskiden işe gelince dinlendiğim sorumluluğu az bir işim vardı. Şimdilerde görev aynı sorumluluk  fazla olunca iş yerinde de pestilim çıkıyor. Geçtiğimiz hafta bir de kitap kaplama derdimiz vardı. Hangi devirdeyiz yahu bulun şuna da bi çare artık :) 

Çok becerikliymiş de pazularını öpüyor :))

Daha önceki bakıcımız yemeğimizi yapıyordu. Şimdiki bakıcımız da yemek yapma konusunda kendisine pek güvenmiyor. Eşim de dahil olmak üzere çocuklar herkesin yemeğini beğenmiyor. Bende çok ısrar etmedim artık ille de o yapsın yiyeceksiniz diye. Vefakar cefakar Türk kadını rollerine bürünüp :)) analar çeker yükü diyerekten iş çıkışı mutfağın yolları göründü yine bana. Yemek pişerken biraz çocuklarla oynuyoruz. Yemek pişti yedik derken saat 8-8.30 falan oluyor. Okulların açılmasıyla Görkem'in ödevleri oluyor haliyle. Dersleri mi tekrar etsek. Sohbet mi etsek ufaklıkla mı oynasam derken 5-6 parçaya bölünüyorum. Okuldan gelince 1 saat dinlenmesini ve sonrasında ödevlerini yapmasını planladık. Bana sadece akşam kontrolleri kalacak inşallah. Şimdilik öyle planladık bakalım ne kadar başarılı olacağız.  Öykü masal türü kitaplar pek ilgisini çekmiyor.  Yatmadan önce 1-2 sayfa hayvanlarla ilgili bir dergimiz var onu okuyor. 

Bana gelecek olursak nerdeyse 1 aydır elimde olan oldukça sürükleyici aslında bir oturuşta bitirilecek bir kitabı bitirememenin vicdan azabıyla kendime farklı kitap okuma saatleri oluşturmaya başladım. Yatmadan önce pek kitap okumazdım uyku haliyle son sayfalarını hatırlamıyorum diye lakin şu şartlar altında daha uygun zaman yok denecek kadar az. Öğle paydosunda arkadaşlarla sohbet ediyorduk. Ama baktım ki evde hafta içi kitap okuyacak çok fazla zaman bulamıyorum, kitabımı okuyamayınca mutsuz oluyorum. Artık öğle paydoslarını kendime ayırdım. Sürünen kitabımı bugün bitirdim.

Bugünlerde takip ettiğim birkaç çocuk kitabı sever blogger arkadaşım sayesinde içimde çılgınca çocuk kitabı okuma isteği var. Heyecan içerisinde kargo yolu gözlemekteyim. 

İstemediğiniz kadar çok kitabınız olsun emi :)
Devamını Oku »