Çocuklu Hayat

Çocuklu Hayat

24 Şubat 2015 Salı

BİZDEN HALLER...

Günaydın olsun hepimiz için hayırlı güzel haberler alacağımız güzel bir gün olsun...
Sabah çayıyla başlayalım postumuza :) İş yerindeki çay ocağımızla aramızda soğuk bir koridor olması nedeni ile tabi buna bir çaycımızın olmaması da eklenince sıcak çay içmek bir hayal oluyordu. 
Ya da her daim sıcak çay bulamıyordum. 
Sürekli sızlanmalarım dikkat çekmiş olacak ki sağolsun eşim bardak termos almış benim için
Hee hee sevindirik oldum tabi :)))

PERİ GAZOZU ÇOCUKLU HAYAT ile ilgili görsel sonucu

Hediyenin her türlüsünü severim de en çok da ihtiyacıma karşılık verenini severim. 
Bardak termosu üniversite yıllarımda yurtta kullanmışlığım vardı.
Kullanışlı güzel bir icat...
Allah razı olsun kim akıl ettiyse...

En son benim çocukluğumda buralara bu kadar kar yağdığını hatırlıyorum.
Geçen haftayı yoğun kar yağışıyla kapattık.
Hem kar yoğundu hem de benim işler :)
İşlerimin yoğun olması sebebiyle tazecik körpecik çiçeği burnunda bloğumu boynu bükük bırakmak zorunda kaldım :(

Yoğun haftanın içinde kitap okumak nerdeyse hayal oldu. İşte nefes alacak zaman yoktu zaten bunun üstüne evde bir de Onur'un artan kudurukluğu eklenince olaya bu şekilde çözüm buldum. Aslında bu durumda vicdanımı sızlatmıyor değil hani çocuğu televizyona yönlendirmek ne kadar doğru o da tartışılır.
İki arada bir derede kalma deniyor buna sanırım :)
Ya da yardan da geçesim yok serden de :)))

DİKKAT GÜÇLENDİRME ÇOCUKLU HAYAT BLOGSPOT ile ilgili görsel sonucu

Hem kitap okumaya zamanım yok hem de kitap alıyorum. Aslında geçen senenin kitapları bunlar ama ben eksik kalmayayım dedim. Bu kadar tavsiye varken alayım kitaplarımı dursun bir köşede.
Araya bir de Görkem için ilk okuma kitabı sıkıştırdım. Bir tek şeyi atlamışım yazarı yabancı ama içindeki hayvanlara yabancı isim vereceğini düşünemedim. Henüz onu okumaya başlamadı ama zorlanacağını düşünüyorum.
Neyse bu da çerez olsun okusun evlat...

 

Efenim burada da Görkem beyin isteksiz ödev yapış hallerine tanık oluyoruz. 1. sınıf matematik problemi çözüyor saç baş ter içinde..
Evin içinde az önce babayla maç yapıp, halılarımı umarsızca kaydırırken pek keyifliydi kendileri...
Sıra ödeve gelince suratın hali şekil 1 figür A :)



Görkem ödev yaparken Onur da kağıt kalem istiyor. Çiçek yap, abla yap, abi yap, araba yap yap da yap...
Bir tarafta Görkem'e ödev yaptırırken diğer taraftan Onur'a resim yapıyorum. Sonra Görkem oooo anneee ne kadar güzel resim yapıyormuşun vayy canına ben daha iyisini yapabilirim diye hooopp bizim kağıda bişeyler yapmaya başlıyor.
Matematik problemleri bir kenarda duradursun ders resme dönüyor...
Hal böyle olunca ödevler uzadıkça uzuyor benim sabır azalıyor böyle bir ters orantının içinde gidip gelirken uyku saati geliyor....


Herşeyimiz törenle her yere beraber gideriz biz.
Dişlerini fırçalarken bile abisi nasıl yapıyorsa öyle yapacak illa.
Küçücük minicik fırça tutan elleri tam yemelik...
Bu sahneler yorucu olduğu kadar da değişik bir haz veriyor insana...
İyiki varlar Allah acılarını göstermesin, herkesin evladıyla birlikte benim yavrularımı da tüm kötülüklerden korusun... (Amin)


Normalde hadi gel oğlum okuyalım desem zoruna gidiyor. O da haklı kendince hem 2-3 sayfa ödev yap, hem İstiklal Marşı'nın 10 kıtasını ezberle, hem de kitap oku. 
Öflemeler pöflemeler isyanlar başlıyor...
Yatmadan önce her gün 1 sayfadan oluşan  küçük hikayecikler var onu okutuyorum.
Bunun ince ayarını da iyi verdim tabi. 
"Artık okumayı öğrendiğine göre bundan sonra ben sana değil, sen bana masal okuyacaksın"
Yedi yedi pek güzel yedi :))
Anneme masal okuyormuşum diye pek bir keyifli... 
Onur'un da şekli sabit her gün illa oraya çıkacak abisinin tepesinde kendine ait masal kitabını karıştıracak. 


Burada postuma son verirkene aman oğulcanlara MAŞALLAH demeyi unutmayın...
Sağlıklı, huzurlu, mutlu, günler... 

Devamını Oku »

13 Şubat 2015 Cuma

BABAMA DAİR...

Ne zaman çam ağacının dallarında birikmiş kar görsem rahmetli babam gelir aklıma...
Bahçemize bir sürü çam ağacı dikmişti manzarasını seyretmek için.
Hatta odanın penceresini genişletmişti sırf çam ağaçlarını daha iyi görebilmek için.

Çocukluğumdan kalma bazı kareler var hiç aklımdan çıkmayan...
Sabah erkenden kalkar kahvesini yapar, 2 yulaflı bisküvi koyardı yanına...
Gazetesini alır pencerenin önündeki koltuğuna otururdu.
Gözlüğünün üzerinden kardan ağırlaşmış çam ağaçlarının dallarına bakar, tekrar gazete sayfalarına dönerdi. 
Gazetesini okumayı bitirir , üşenmeden hırkasını giyer 
Dalları kırılmasın diye dışarı çıkıp karlarını çırpardı. 
Kıyamazdı hiç ağaçlarına


Çok sevdiği çam ağaçları şimdi mezarının başında...


Kızlarının dünyasında babaları bir başkadır. 
Hayrandır kızlar babasına
Bende sana hayrandım baba
Bu mübarek cuma gününde yine andım seni
Nur içinde yat baba...


Bu da babamın kartpostala bakarak yaptığı yağlı boya tablosundan sadece biri
Şimdilerde evimin en nadide köşesinde duvarımı süslüyor. 
Ağaç sevgisini resimlerine de yansıtmış o zamanlarda
Ama bu çookk eskilerden belki 25 yıl öncesine ait bir tablo 
Yurt dışındayken yapmış bu yağlı boya tabloları
Çok vardı bundan yazlığın duvarlarına asmıştı...
Bende kalan bir tek bu diğerleri de abim ve ablamda...
İnsanın içinde kocaman bir boşluk oluyor anne ve babasını kaybedince 
Sanki arkanı yasladığın bir dağ varmış ve o yıkılmış gibi hissediyorsun
Kolun kanadın kırılmış ne tarafa uçacağını bilemiyorsun 
Kime güveneceğini bilemeden öylece kalakalıyorsun...
Onların yokluğu her zaman içimde bir yara
Ufacık anılardan yaralarım kanamaya başlıyor günlerce sürüyor bunalımları
Bazen annemi çok özlüyorum bazen babamı...
2-3 gündür babam var hep aklımda...
Özlemle birlikte birkaç satır döküldü dizelere


BABAM
Sevgini hiç göstermezdin.
Ne olurdu ki herkesin babası gibi candan sarılsaydın. 
Oysa kızların babaya her zaman ihtiyacı vardır baba.
Ben büyümemiştim ki baba ben sadece anne olmuştum.
Ben hep senin küçük kızındım
Ben senin dizine oturup sana sarılmaya doyamayan küçük kızın. 
Sen bana gelmesen de 
Ben sana gelmeyince bi kahırlı araman yetiyordu. 
Senin bana küsmeni özledim baba.
Arkamı arayanım var diyordum soranım var
Babam var arkamda dağım var diyordum. 
Bugünlerde seni daha bi çok özlüyorum baba
Doyasıya konuşamadık
Baba - kız olamadık dertleşemedik.
Olamadık yapamadık babam...
Devamını Oku »

9 Şubat 2015 Pazartesi

UÇURTMA AVCISI


ÇOCUKLU HAYAT ile ilgili görsel sonucu

8 milyonu aşkın kişi tarafından okunurken acaba ben ne yapıyordum diye düşünmedim desem yalan olur. Aslında kitap piyasasından oldukça uzak kaldığım için yine de haberim yoktu. 2 çocuklu hayata alışmak, işti bakıcıydı derken biraz zaman aldı. Sağolsun iş yerimden Sümeyracım hediye almış bana ve onun tavsiyesi üzerine okumaya başladım.


Afganistan'da monarşinin son yıllarında iki çocuğun yaşadıklarıyla başlıyor kitabımız.
Yürek burkan derinden etkileyen hikayesinin akıcı bir dili var.
Çocukların başından geçen olaylar içimi acıttı. Bazı bölümlerini göz yaşları içinde okudum. Bu annelik insanı iyice sulu göz yapıyor.
Arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları, bir yalanın insan hayatından aldıkları
Etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız okunası güzel duygulu bir kitap...


Çoğu blogda kitap yorumlarından bahsediliyor, kitabın önden bir fotoğrafı muhakkak oluyor. Ama arka kapağına pek yer verilmiyor. Bloggerın yorumunu okuduktan sonra arka kapağını okumak istiyorum. Sonra internetten o kitabı açıyorum arka kapağını buluyorum derken baya bir yol kat etmem gerekiyor. Bu nedenle koyduğum her kitabın arka kapak fotoğrafını da mutlaka ekleyeceğim. Benim gibi düşünen arkadaşlarıma fikir edinmesinde yardımcı olsun. [Bir önceki cümleyi yazarkenki iç sesim: Açıklama yapmak zorunda değilim burası benim alanım, benim bloğum istediğim gibi at koştururum :))))]
Bol kitaplı günleriniz olsun :)



Devamını Oku »

DİKKAT GÜÇLENDİRME SETİ

Adeda Yayıncılık'a ait dikkat güçlendirme setini yazın almıştım. Set 3 yaştan başlıyor 18 yaşa kadar devam ediyor. Set 3 kitaptan oluşuyor. İlk kitabı bitirdik. Geç bile kaldık bitirmekte, alıştırmaların dikkati güçlendirmesi için günlük yapılması gerekiyor. 
Ama bizim 1. sınıf telaşı araya girince, ödevler malum çok olduğu için zaten Görkem bunalmak üzereydi. Bunu da ödev olarak algılamasın diye rafa kaldırmıştık. 15 tatilde etkinlik gibi yapsın diye ortaya çıkarıp ilk kitabı bitirdik.


Her sayfanın altında alıştırmanın ne kadar sürede yapılması gerektiği yazıyor. 
Görkem kronometreyi kendisi başlatıyor kendisi durduruyor bitirince. 
Heyecan yapıyor böyle olunca daha çok yapmak istiyor.



Piyasadaki benzer kitaplardan farklı, kalitesini belli ediyor. 
Biz beğendik. Tavsiye ederiz. 


Fikriniz olsun diye bir kaç sayfasını yayınlıyorum.
Dikkat şart olmazsa olmaz ;-)



Devamını Oku »

PERİ GAZOZU

80'li yıllarda Anadolu'nun çeşitli köylerinde görev yapmış bir doktorun (kitabin yazarının) anılarından oluşturulmuş kısa hikayelerden oluşuyor kitap.
O yıllarda Anadolu köylerindeki insanların cehaletini hikayelerle açık seçik ortaya koymuş. İnsanlık adına çok üzüldüm, güzel ülkemin insanlarının yaşadıklarına.
Her hikaye zaten kısa olduğu için hali hazırda akıcılığı mevcutken konuları da bu gidişatı hızlandırmış tabi...
Hoooşş, okunası bir kitap lakin ben arka kapağını okuduğumda daha farklı bir konu hayal etmiştim. Tek bir romana kendimi hazırlamıştım. Bu bakımdan biraz sükutu hayale uğradım...

Bizim evde 2 çocukla kitap okumak büyük bir çaba gerektiriyor. Hem tüm gün çalışıyorsan hem çocuklarla ilgilenmek, hem de kitap okumak istiyorsan hal böyle oluyor☺Aslında bu halimizde bişey yok gayet güzel ve nezih bir tablo. Esas oğlan Onur bey o sırada babasıyla içeride oynamaktaydı. Zaten benim bu keyifte 15-20 dakikayla sınırlı kaldı :(

Sağlıklı, bol keyifli kitaplı günlerimiz olsun...

Devamını Oku »

6 Şubat 2015 Cuma

Masal + Uyku Saati

Görkem okumayı yeni öğrendiği için tabi çok hızlı okuyamıyor. Haliyle zor okuduğu için de okuma isteği gelmiyor sürekli erteliyor. Aman anne tamam anne tiplerinde Görkem beyler...
Tabi annelerde çareler tükenmez. Benimle birlikte uyumaktan ya da benim onu yatırmamdan, biraz yanına uzanmamdan son derece keyif alan Görkem'e eskiden uykudan önce masallarını ben okurdum. Şimdilerde ise sen oku  ben dinleyeyim deyip hem onun istediğini yerine getirmiş oluyoruz yatmadan önce vakit geçiriyoruz hem de okumasını hızlandırmak için masal okumuş olup, benim isteğimi yerine getiriyoruz ;)
Hay aklımla bin yaşayayım emi ben :))))








Devamını Oku »

HASTALIK HALLERİ

Evcek koca bir haftayı hastalıklarla geçirdik. Haftayı geçirdik de hastalığı geçiremedik :)
Okullar tatil olduğundan beri Görkem sürekli öksürüyordu. Öksürüğün arkasından burun akıntısı devamında mikropların canı sıkılmış olacak ki tebdili mekanda ferahlık var deyip, Onur'a geçtiler. Onu kusursuz bir şekilde hasta ettikten sonra hooopp eşime ve bana :(
Yaşasın ev halkı olarak  ilk defa hep birlikte hastalanıyoruz. Kimsenin birbirine bakacak takati yok.
Tabi bir annenin hasta olmaya ve dinlenmeye hakkı olmadığını tartışmasız hepimiz biliyoruz öyle değil mi?
Yatmadan önce sıcak ballı bir süt  iyi gelir boğaz ağrıma niyetiyle müthiş bir nergis kokusuyla birlikte şifa olsun inşallah...


Kendime pazardan nergis aldım. Bayılırım nergisin kokusuna...
Yalnız ufak bir sorun var yahu nergis bahar çiçeği değilmiydi?
Ya nergis mevsimini şaşırdı yalancı kış güneşine aldandı.  Ya da ben nergisi daha önce hangi mevsimde aldığımı unuttum :)  



Devamını Oku »

Evde cips yapımı

Çocuklarına katki maddeli gıdalar yedirmekten oldukça kaçınan bir anne olarak cips cips diye krize giren oğulcanlara evde cips yapmaya karar verdim.
Tabi oğlumun elinin lezzeti işe girmeden asla olmaz. Oğlum diye söylemiyorum çok beceriklidir kendileri :)

İnternetteki çoğu tarif lavaş ekmekle yapılmış. Normal yufkayla yapılanlarda mevcut.
Ben lavaşı tercih ettim sanki dış görüntüsünden doritos tarzı bişey olacakmış gibi geldi.
Neyse harcımızı hazırladık, sürdük. Özenle kestik, önceden ısıtılmış fırına verdik. 




Pişme süresi çok kısa zaten koymamızla olması arasındaki süre 5 dakikadan daha az oluyor. 
Sonuç tabaktaki görüntüsü belki çok güzel ama tadını hiiiçççç beğenmedik. 
İlk ve son denememizdi tavsiye etmem boşuna zaman harcamayın derim ben...



Afiyet olamadı bize... 
Devamını Oku »

Blog Açma Sebebimize Gelelim...

bloğa merhaba ile ilgili görsel sonucu
Merhabalar, 

Zaman buldukça çeşitli blogları geziyor, yazılarını okuyor, takip ediyordum. Ben çok öyle günlere giden, gezme gezen, çokça arkadaş oturmalarında bulunan bir kişi olmadığım için, blog anneleri, blog arkadaşları daha içten daha samimi geliyor. En azından dedikodunu yapmıyorlar :))

Çocuklarıyla kendi yağında kavrulan, onlar için sürekli araştıran, okuyan bir anne olarak kitapların bende bıraktıkları izler hakkında ufak notlar yazmak, okuduğum kitap adedini görerek kendimi daha fazla okumaya teşvik etmek, gündelik yaşadıklarımızdan notlar almak,  2 çocuklu hayatımdan paylaşımlar yapmak, beğendiğim yemek ve pasta tariflerini paylaşmak ve en çok da çocuklarıma yazılı hatıralar bırakmak için benim de bir bloğum olsun istedim. 

Sevgilerimle, 

Devamını Oku »